Urfa’nın Etrafı
Posted on | October 1, 2009 | Yorum yazılmadı
Güneydoğu şehirlerini pek bilmem. Maraş’tır memleketim ama Anadolu’yu Maraş’a kadar görmüşümdür. Yalnız 2 senedir bu peygamber şehriyle, Urfa ile muaşakamız var.
Urfa…
Urfalı insanlarda, Doğu’nun mistik damarlarının hâlâ dipdiri olduğunu hissedebilirsiniz. İnanç çok kuvvetli. Bazen kör de olsa, kâvi, sert. Bu geneli inançlı insanlar çok da misafirserver. Size sofralar açarlar, sofralar dolusu gönüllerini sererler önünüze.
Şehir küçüktür. Bir ucundan diğer ucu, Kadıköy-Maltepe arası kadar en fazla. Belki de daha küçük. Hava alanı yolunda yeni bir Urfa inşa ediliyor. Buralar pahalı, sakinleri paralı. Ama eski Urfa’da, fakirlik çok be abi! Eyyub peygamber’in makamında ne kadar dilenci çocuk var öyle!
Şehrin en güzel ve en uğrak yeri halil ibrahim peygamber’in adıyla anılan yer: balıklı göl. balıklar var, su var, cami var, çay bahçeleri var. Sıcak urfa’nın ağaçlar altında serinleten yeri. Gidip bir menengiç içiverin; benden.
Bizim ülkemizde her şey tam anlamıyla güzel olmadığı ve güzel kalmadığı için çok müteessirim abi. Urfa’nın balıklı gölü ne kadar güzel ise, içindeki peyzaja ne kadar uğraşmışlarsa girişindeki manzaraya da o kadar tükürmüşler. Rezil bir otopark, rezil bir giriş. çöplerin arasından, peygambere varış…
Hikâyesi çok bu memleketin. Kıyafeti, yemeği, konuşma ağzı… şehr-ine münhasır. Şu güzel anadoluyu gülüyle ve çöpüyle sahiplenebiliyorsanız, Urfa da sizindir.
Türküsü, “gezme ceylan bu dağlarda” der fakat siz gidin, gezin. Zaten sizin olan bu şehri seattle kadar, san fransisko kadar sahiplenin.
Yorumlar
Yorum yazabilirsiniz