Helvayı Sevdiğini Bilmemek
Uzun süreli bir seyahate çıkacakken yanınıza alacağınız üç şeyden birisi ne olurdu?
Benim cevabım hazır. Uygulamamla da cevabımı teyid etmiş bulunuyorum. Geçen haftaki gidiş seferimde, uçağın kargo bölümünde, minnoş minnoş sallanan ve ancak dikey yürütülebilen valizin içerisinde, yerel bir market poşetinin içinde o şey duruyordu evet: Antepfıstıklı tahin helvası.
Bu fıstıklı helva, hep kısa yolculuklara programlamışken kendini [...]
Los Angeles Notları
Microsoft PDC 2009′a ait teknik notlarımızı bulutların arasında yazıyoruz. Burası işin şahsa özel kısmı. İlginize teşekkür ederiz sevgili okuyucu.
Aşağıdaki satırlar, serseri çağrışımlardan mülhem olabilir. Dikkatli tüketiniz.
…
Microsoft, neden böyle bir salonu seçti? Neden insanlar 1 ve 0′ları bu kadar özümsemişler. 1 var ise 0 da mı olmalı aynı yerde? Sıfır, cipher. Hepsi aynı kökten geliyor bu [...]
Los Angeles Haftası
Microsoft’un yazılım geliştiriciler için düzenlediği ve ürünlerinin vizyonu üzerinden geçtiği PDC 2009 etkinliği için Los Angeles şehrindeyiz bu hafta. Bugün Pazartesi ve ilk etkinliğimiz tam günlük “workshop”lara katılmak.
Tercih ettiğimiz workshop, kitaplarını ve makalelerini bildiğimiz kendine “IndigoGirl” adını takmış Michele. Konu Microsoft’un geliştirme teknolojilerindeki yol haritası.
Geleli daha bir buçuk gün olduğu için uyku düzenşi açısından yamuk [...]
Esra Elönü Meselesi
Şu sıralar meşhur olduğunu gördüğüm bir kişidir Esra Elönü. Meşhur yapan Ayşe Arman; geçelim. Kaba taslak bakarak anladım ki meşhur olmanın kuralı yine şaşırtmak.
Hatun kişi, nefes aldığı renkli atmosferine yabancı kimyasallarla etkileşim içerisinde olduğunu vurgulamış. Cohen geçiyor bir yerlerde. Anladığım kadarıyla Cohen, Nike gibi insanın üstüne giydiği bir şey. Ekşi Sözlük’teki ufak bir ayar, tam [...]
Büyük Yalanlar
Mustafa Armağan, söylemleri diğerlerine zıt da olsa tarz olarak yine bildiğimiz tarihçileri anımsatıyor. Tarihçi dediğimiz kişiler sanırım hep bu tarz olmak zorunda. Meslek icabı, bizim bildiğimiz şeylerin aslında bildiğimiz gibi olmadığını, bambaşka türlü olduğunu söylüyorlar. Teker böyle dönüyor anlaşılan. En doğru kelimesiyle, budur demek ki racon!
“Avrupa’nın 50 Büyük Yalanı” adıyla çok-satan raflara konumlanma güdüsü içerisinde. [...]
Yedinci Kedi
Crossing Over‘i izledim.
Tüm bu epik Amerikan filmlerinden öğrendiğimi pekiştirdim. Hıfzımı tekrar ettim.
Amerika yüce bir ulustur. Amerikan vatandaşı olmak, başarı ve fırsatlara açılan müstesna bir kapıdır.
Dünyanın geri kalan halkları, yani üçüncü dünya dediğimiz tayfa, bu kapıdan girmeden önce bir kere o elini indirmelidir.
İyi ki fimler var ve biz unuttuğumuz bu güzel gerçekleri hatırlıyor… ve biatımızı yeniliyoruz.