Amazon Kindle’ın Canına Okumuş
Amazon, geçen gün, yenilediği Kindle serisini gösterdi. Dünyanın en çok tercih edilen e-kitap okuyucusunun geldiği hâle bir bakın:

Bir tane klasik model. Ama tuşları gitmiş. Eskiden nasıldı:

Altta nefis bir klavye vardı. Cihaz bir daktilo görevi görmese de yazılacak şeyler için epeyce pratiklik sağlıyordu bu klavye.
Peki şimdi giriş modelini ne yapmışlar? Klavyeyi kaldırmışlar, Nokia’nın dört yönlü butonundan koymuşlar. Bir harf yazmak için epey bir köle olmak gerekiyor:

Cihazın fiyatını da 80 dolara çekmişler. Peki 20 dolar farkla diyelim ki dokunmatik olanını alalım. Yani aradaki versiyonu: Kindle Touch’ı.

Bunda da sizi iPad veya diğer tabletlere göre korkunç bir dokunmatik tecrübe bekliyor. Çünkü e-ink ekran tepkisi yavaş bir teknoloji. Dokunmatiğe verdiği tepkiler, iPhone’unuz gibi anlık olmayacak. Keyif faktörü azalacak.
Demek ki ikisi de bizi göklere çıkarmıyor. E-ink biraz daha gelişsin, dokunmatikle anlaşmaya başlasın; o zaman tekrar bakarız.
Peki tablete ne demeli? Yani Kindle Fire’a?
Tarife gerek yok. Arif olan anlar ki bu cihaz, donanımsal olarak hiç iddialı değil. Zaten cihazın bütün vurgusu, kendine değil, sunduğu yazılm ve servislere.
Amazon, dünyanın en büyük satıcısı. Şimdi de dijital içerik sağlayıcı yönünü kuvvetlendirmek istiyor. Uçtan uca büyümek, hortumun bir ucunu da tüketiciye doğru bağlamak istiyor.
Kindle Fire, adeta bir huni. Amazon’un varını yoğunu, sizin elinize ufak bir tablet üzerinden akıtan bir huni. Cihazın kendisini zararına satıyor. Asıl satmak istediği, Amazon’un paralı abonelikleri, ürünleri, e-kitapları, vs.
Kindle Fire sizi bir tablet sahibi yapmayacak. Tutsak (veya sadık) bir Amazon müşterisi yapacak, o kadar.
Amazon, bu tablete işletim sistemi olarak da Android atmış. Ama nedense hiç bahsetmiyor. Google’a ayıp olmuyor mu?