Lion, Dağlara Çıkıyor
Geçen hafta, Windows’un tabletlere şırınga edeceği Windows 8’i konuşmaya başlarken, bu hafta, bir büyük masa üstü işletim sistemi olan OS X’in yeni sürümünü haber aldık: OS X Mountain Lion.

Adına alışmak zor olacak bu sürümün. Ancak getirdiği özellikler, önceden “alıştığımız” özellikler. Aslında bir süredir Mac OS X’te beliren “iOS’laşma” (iOSification) emarelerinin zirveye çıktığı ürün olacak bu.
İsterseniz, derlediğimiz notlarla bu vahşi dağ yaratığını anlamaya çalışalım:
- İşletim sisteminin adındaki Mac gitmiş.
- GateKeeper: sistemin iOS’lar gibi üçüncü parti imzasız kodlara kapatılması sağlanabiliyor. Ancak bu özelliğin, her şey serbest olsun kipi de var. Yani Apple, isteğe bağlı jailbreak’li bir OS X yapıyor. iOS da bir gün böyle olur mu sizce?
- iCloud: Gayet bilinçli ve tutarlı bir şekilde geliştirilen iCloud servisleri, bu sürümle OS X’in dört bir yanını sarıyor ve deyim yerindeyse tüm sistem bulutun dibine vuruyor! iCloud servisleri, tümüyle sisteme entegre çalışmaya başlıyor.
- Twitter: İlginç. Twitter, artık sisteme gömülü gelecek. Bir işletim sisteminde, her yerde karşınıza çıkan “twit” atma aksiyonu göreceksiniz. Facebook ile arası bozuk olan Apple’ın Twitter’ı gönülden kucaklamasını, tebessümle izliyoruz.
- Bildirim Merkezi ve Game Center: iOS’ta var olan yapılar, aynen geliyor. Alışık olanlar ve kullananlar için büyük nimet.
- iMessage: Sanki sürprizmiş gibi herkes bundan bahsediyor fakat zaten geleceği çok belli olan, gün sayan bir şeydi. Neticede FaceTime gibi geldi ve yerine oturdu. Ha, bu arkadaş, selefi iChat’i tarihe gömecek, gözden kaçırmamak lazım.
- AirPlay: En sonunda bu da gelmiş. Apple TV kutusuyla Mac bilgisayar arasında kablosuz görüntü aktarımı zahmetsizce mümkün olacak. Elinize sağlık.
İşletim sisteminin çekirdek yapısına dair bir haber bulunmuyor şu anda. Tüm bunlar, internet servisleri ve multimedyaya yönelik gelişmeler. Sürüm, 2012 yazında yayınlanacağına göre daha vakit var. Çekirdek yapıya ilişkin gelişmeler de mutlaka ortaya çıkabilir.
Mobil cihazlardaki deneyim ve yazılımsal ekosistemi masa üstüne yansıtmak, şu an bir platform üreticisinin izleyeceği en akıllıca yol. Windows’un da bu yolda yürüdüğünü, en azından bu niyette olduğunu biliyoruz. Bakalım 2012’de bize nasıl bir zemin sunacaklar.
Unutma sevgili okur… tam 12 gün sonra, Barselona’da Windows 8’i göreceğiz. Apple’ın OS X’e verdiği gaz, Barselona’da nasıl yankı bulacak, çok merak ediyorum.